Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam10
Toplam Ziyaret251983
Site Haritası
Takvim
ŞUBE YÖNETİM KURULU TELEFON NUMARALARI

ŞUBE BAŞKANI

Ömer OKUMUŞ

505 662 81 41

542 641 01 41

ŞUBE BAŞKAN YARDIMCISI

Şenol ÖZMEN 

505 299 02 66


ŞUBE BAŞKAN YARDIMCISI

Mehmet Mustafa DOĞRU

505 817 98 50

 

ŞUBE BAŞKAN YARDIMCISI

Erdal ATİK

505 269 40 27


ŞUBE BAŞKAN YARDIMCISI

Akif Alper KOYUNCU

545 320 18 80


ŞUBE BAŞKAN YARDIMCISI

Metin ŞEYHOĞLU

532 502 11 01

ŞUBE BAŞKAN YARDIMCISI

Ayşegül KELEŞ

505 578 79 94

ŞubeTelefon: 0 452 225 39 41

Belge Geçer: 0 452 223 45 80

omerokumus52@hotmail.com

TES ORDU DUYURULAR

  • SERBEST KIYAFET EYLEMİMİZ KESİNTİSİZ ve SÜRESİZDİR - 18/02/2014
  •           
    TÜRK EĞİTİM-SEN GENEL MERKEZİ KILIK-KIYAFET EYLEM KARARI İÇİN TIKLAYINIZ

    Bilindiği gibi Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen olarak yıllardır kamuda başörtüsü yasağının kaldırılması için mücadele ediyoruz. Bu noktada konfederasyonumuz ve sendikamız, kamuda kıyafet serbestliği konusunda ilk günden beri taraftır. 
     15 Mart 2013 tarihinde başladığımızn serbest kıyafet eylemimiz SÜRESİZDİR. Eylem bitince üyelerimize duyuru yapılacaktır.
     

                Özellikle son dönemde yeniden gündeme gelen başörtüsü yasağına karşı sesimizi her zaman en yüksek perdeden kamuoyuna duyurduk. Hatırlanacağı üzere bu tartışmalar son olarak öğrencilere kıyafet serbestliği getirilmesiyle birlikte yeniden alevlenmişti. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, 27 Kasım 2012 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin kılık ve kıyafetlerini düzenleyen yönetmeliğinin değiştirilmesine ilişkin yaptığıaçıklamada, “Madem tek tip kıyafet uygulaması, insanları tek tip düşünceye kanalize ediyor ve bunu yanlış olarak kabul ediyoruz; o zaman devlet memurlarına da kıyafet serbestisi getirelim. Öğrencilerimize hak gördüğümüzü neden devlet memurlarına hak görmüyoruz? Ben bunu anlamakta zorlanıyorum” ifadesini kullanmış ve kamuda serbest kıyafet uygulaması getirilmesini istemişti.

                Genel Başkanımız daha sonra 30 Kasım 2012 tarihinde yapılan Türk Eğitim-Sen Şube Yönetim Kurulu Üyeleri Eğitim ve İstişare Toplantısında ve daha sonra yapılan tüm toplantılarda kamuda kıyafet serbestliği getirilmesi gerektiğini söylemiştir. Genel Başkan Koncuk “Türk Eğitim-Sen olarak, Kuran-ı Kerim derslerinin seçmeli olmasını ve İmam Hatip Okullarının orta kısımlarının açılmasını destekledik. Kuran-ı Kerim derslerinde ve İmam Hatip Okullarında alınan başörtüsü kararınıdoğru bulduk.  Hatta kamusal alanda başörtüsünün serbest olması gerekmektedir. Biz hiçbir dönemde yüce dinimizi, değerlerimizi istismar etmedik, etmeyeceğiz ama söylemlerimizde bu taleplerimizi dile getireceğiz. Gerçekten kadınların çalışma hayatında daha fazla yer alması lazım. Yüce dinimizin emirlerini yerine getirmek isteyen insanlarımıza da imkân tanınmalıdır. Bu konuda geç kalınmıştır. Başörtüsü, artık bu ülkede siyasi istismar konusu olmaktan çıkarılmalıdır. Bu istismar alanları olduğu sürece beceriksiz, liyakatsiz siyasi partilerin iktidarına bu ülke ve aziz milletimiz mahkûm olacaktır” demiştir.

                Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyelerimiz ve Şube Başkanlarımız her platformda kamuda belli ahlaki çizgiler çerçevesinde kılık-kıyafet serbestliğini savunmuş ve siyasi erke çağrıda bulunmuştur. Genel Başkanımız İsmail Koncuk, defalarca kamuda serbest kıyafet için yönetmelik değişikliğinin yeterli olduğunu da dile getirmiştir.

    Bu minvalde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul öğrencilerinin kılık kıyafetlerine dair yönetmelikle 2013-2014 eğitim-öğretim yılında serbest kıyafet uygulamasının başlatılarak, kamuda çalışma hayatında “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında çalışan personelin kılık ve kıyafetine dair yönetmelik”te bir değişiklik yapılmaması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu nedenle ve sendikamız Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmeliğin 5’inci maddesinde yer alan sınırlamalar olmaksızın,milletimizin değer yargılarına uygun bir biçimde kamuda çalışanların serbest kıyafetle isteyen bayanların başörtülü, erkek çalışanların kravatsız olarak süresiz serbest kıyafetle 15.03.2013 tarihinden itibaren iş yerlerine gitmelerine karar vermiştir.

    İşyerlerine serbest kıyafetle giden üyelerimizin sonuna kadar yanındayız. Bu eyleme katılıp, katılmamak üyelerimizin kendi hür iradelerinde vereceği bir karardır. Ancak eyleme katılan üyelerimiz, savunma istenmesi durumunda şubelerimizden sendikamızın eylem kararını ve savunma metinlerini alabilirler. Türk Eğitim-Sen üyesi memurlar serbest kıyafet eylemine katılmaları durumunda, Genel Merkez tarafından bu yönde bir karar alındığı için hiçbir şekilde cezalandırılamayacaktır. Bu konuda sendikamız, eyleme katılmak isteyen üyelerimize hukuki her türlü yardımda bulunacaktır.

    Ancak, biz Türk Eğitim-Sen olarak, 11 yıldır iktidarda olup, meydanlarda söz vermesine rağmen, başörtüsü sorununu kamusal alanda çözmeyen AKP iktidarını şiddetle kınıyoruz. Ayrıca sadece yönetmelik değişikliğiyle çözülebilecek olan kamuda serbest kıyafet ve başörtüsü probleminin Anayasa problemi haline getirilmesinin ve Anayasa referandumunda kullanılacak olmasının da bir tezgah olduğuna inanıyoruz. 11 yıldır milletimizin verdiği desteğe rağmen, bu problemi çözmeyenleri, din istismarıyapanları, dini değerlerimizi sonuna kadar kullanarak, bundan nemalanmaya çalışanları aziz milletimiz ve kamu çalışanları görmeli ve değerlendirmelidir.

    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

                      TÜRK EĞİTİM-SEN GENEL MERKEZİ




     savunma metni için tıklayınız

    SAVUNMA

                Üyesi bulunduğum Türk Eğitim-Sen tarafından alınan 05.10.2015 tarih ve 159 sayılı karar ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmeliğin 5’inci maddesinde yer alan sınırlamalar olmaksızın, milletimizin değer yargılarına uygun bir biçimde kamuda çalışanların serbest kıyafetle isteyen bayanların başörtülü, erkek çalışanların kravatsız olarak süresiz serbest kıyafetle gitme kararı alınmıştır. Üyesi bulunduğum sendikanın almış olduğu karar uyarıca bende serbest kıyafet ile iş yerine gittim.

                            Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü başlıklı 9. Maddesi “1.Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir; bu  hak, din veya inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya topluca, kamuya açık veya kapalı ibadet, öğretim, uygulama  ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama özgürlüğünü de içerir.” Hükmünü, Anayasamızın 14. Maddesi “Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere,  Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.” Hükmünü, 24. Maddesi    “Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.” Hükmünü içermektedir.

                            Ben bu hükümlerin çizdiği çerçevede sendikamın kararına uyarak “kamu görevlilerine milletimizin değer yargılarına uygun serbest kıyafetle çalışma hakkı verilmesi için” eyleme katıldım. Ben başörtüsünü kişi veya kişilerin zor laması ile değil ibadet ve inancımın gereği hür irademle takıyorum. İnancım gereği kıyafetimi yukarıda belirttiğim yasalar uyarınca çıkarmak istemiyorum. Ben baş örtüsü takarak kimseye bir baskı kurma niyetide taşımıyorum ancak tarafıma yapılan uygulama benim inancımı yaşamamı ibadetimi yapmam engellemektedir. Bu duruma tepki göstermek için bu eyleme katıldım. yasal hakkımın tarafıma verilmesi maksadı ile sendikamın tertip ettiği nu eylemede bulundum.

                            Kaldı ki, Sendikal haklar; Anayasamızla, İLO sözleşmeleriyle, uluslararası diğer sözleşmelerle, sendikal yasalarla ve genelgelerle, yargı kararları ile koruma altına alınmıştır. Bu düzenlemeler yasalarımızın ve yönetmeliklerimizin üzerinde olan özel düzenlemelerdir. Dolayısıyla sendikalara eylem hakkı veren yasalar varken bu eyleme katılanları soruşturmak veya cezalandırmak, Yasa koyucunun iradesine ters olduğu gibi Türk Milleti adına karar veren Mahkemelerinin de iradesine aykırı olacaktır.   

                            Özellikle kamunun hiçbir şekilde zararı olmayan bir konuda sendikamın kararına rağmen ifademin alınması sendikal hakların yok sayılmasıdır.

                            Sendikalar, demokratik toplumun olmazsa olmaz koşulu olan sivil toplum kuruluşları olup, aynı zamanda muhalefet ve baskı unsurudur. Bu nedenle toplumsal konularda da eylem yapabilmelerinin önüne geçilemez. Sendikalar eylemde bulunma yetkilerini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden ve onunla bağlantılı İLO sözleşmelerinden almaktadırlar. Bu husus Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. ve 11. maddelerinde açıkça yer almaktadır. 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu ve 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu, 87 Nolu Sendika Özgürlüğüne ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına İlişkin İLO Sözleşmesi, 151 Nolu Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunması Ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin İLO Sözleşmesi, 2003/37 ve 2005/14 Sayılı Başbakanlık Genelgesi ile yargı kararları ile de bu ilke sabittir.

                            Disiplin soruşturmasına neden olarak gösterilen bu eylem  4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 18 maddesinde …“sendika veya konfederasyonların bu Kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tâbi tutulamaz ve görevlerine son verilemez.” Hükmü kapsamındadır.

     

                            Anayasamızın 90. madde hükmü ile aşağıda belirttiğimiz uluslararası sözleşmeler birlikte değerlendirildiğinde de eylemin yasal olduğu, eyleme katılanlara da disiplin cezası verilemeyeceği ortaya çıkmaktadır.

     87 Nolu Sendika Özgürlüğüne ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına İlişkin İLO Sözleşmesinin 3. maddesi “Çalışanların ve işverenlerin örgütleri tüzük ve iç yönetmeliklerini düzenlemek, temsilcilerini serbestçe seçmek, yönetim ve etkinliklerini düzenlemek ve iş programlarını belirlemek hakkına sahiptirler.

    Kamu makamları bu hakkı sınırlayacak veya bu hakkın yasaya uygun şekilde kullanılmasına engel olacak nitelikte her türlü müdahaleden sakınmalıdırlar.”

     4. maddesi “Çalışanların ve işverenlerin örgütleri yönetsel yoldan feshedilme veya faaliyetten menedilmeye tabi tutulamazlar.

    Kamu makamları bu hakkı sınırlayacak veya bu hakkın yasaya uygun şekilde kullanılmasına engel olacak nitelikte her türlü müdahaleden sakınmalıdırlar.”

     8. maddesi “Yasalar, bu sözleşme ile öngörülen güvencelere zarar verecek şekilde uygulanamaz.” Hükümlerini içermektedir.

    151 Nolu Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunması ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin İLO Sözleşmesinin 4. maddesi “Kamu görevlileri, çalıştırılmaları konusunda sendikalaşma özgürlüğüne halel getirecek her türlü ayrımcılığa karşı yeterli korumadan yararlanacaklardır.

    Böyle bir koruma, özellikle aşağıdaki amaçlara yönelik tasarruflara karşı uygulanacaktır:

     Kamu görevlilerinin çalıştırılmalarını, bir kamu görevlileri örgütüne katılmama veya üyelikten ayrılma koşuluna bağlamak,

    Bir kamu görevlisini, bir kamu görevlileri örgütüne üyeliği veya böyle bir örgütün normal faaliyetlerine katılması nedenleriyle işten çıkarmak veya ona zarar vermek.”

     5. maddesi “Kamu görevlileri örgütleri, kamu makamlarından tamamen bağımsız olacaklardır.

    Kamu görevlileri örgütleri kuruluş, işleyiş veya yönetimlerinde kamu makamlarının her türlü müdahalesine karşı yeterli korumadan yararlanacaklardır.

    Bir kamu makamının tahakkümü altında kamu görevlileri örgütlerinin kuruluşunu geliştirmeye veya kamu görevlileri örgütlerini bir kamu makamının kontrolü altında tutmak amacıyla mali veya diğer biçimlerde desteklemeye yönelik önlemler bu madde bakımından müdahaleci faaliyetler olarak kabul edilecektir.” Hükümlerini içermektedir.

                Yukarıda izah edilen sözleşmeler ve aşağıda belirteceğimiz yargı kararlarından anlaşılacağı üzere söz konusu eyleme katıldığım için ifadem alınmaz farklı bir işleme tabi tutulamam.  

    DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
    Esas No : 2004/4148
    Karar No : 2004/4209

    Öğretmen olan davacının, bağlı olduğu sendikanın aldığı karar uyarınca bir gün göreve gelememesi eylemi sendikal faaliyet kapsamında olduğundan, bu eyleminden dolayı aylıktan kesme cezası ile cezalandırılamayacağı hk.<

    DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
    Esas No : 2005/5767
    Karar No : 2008/225

    Olayda, davacının üyesi bulunduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan, üretimden gelen güçlerini kullanma çağırısına uyarak 11.12.2003 tarihinde göreve gelmediği anlaşılmış olup, davacının sendikal faaliyet kapsamında göreve gelmemesi fiilinin mazeret olarak kabulünün gerektiği, dolayısıyla 657 sayılı Yasanın 125/C-b maddesi anlamında özürsüz olarak göreve gelmemek fiilinin sübuta ermediği görülmüştür.

    Bu durumda, disiplin suçu teşkil etmeyen eylem nedeniyle davacı hakkında tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

    DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
    Esas No :
    2004/4643
    Karar No : 2005/313

    657 sayılı Yasanın 125/C-b maddesinde, özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek fiili aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
    Olayda, davacının üyesi bulunduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan, üretimden gelen güçlerini kullanma çağırışına uyarak 11.12.2003 tarihinde göreve gelmediği anlaşılmış olup, davacının sendikal faaliyet kapsamında göreve gelmemesi fiilinin mazeret olarak kabulünün gerektiği dolayısıyla 657 sayılı Yasanın 125/C-b maddesi anlamında özürsüz olarak göreve gelmemek fiilinin sübuta ermediği görülmüştür.

    Bu durumda, disiplin suçu teşkil etmeyen eylem nedeniyle davacı hakkında tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dâvanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet görülmemiştir.

                 

                            Üyesi olduğum sendika, eylemde bulunma yetkilerini yukarıda saydığımız sözleşmelerden ve yasalardan almıştır. Ben sendikamın bu kararına uyduğum için ifade veriyor olmam yasalara aykırı bir tutumdur.  

                            Yukarıda izah ettiğim hususlar çerçevesinde derslere dini inançlarıma ve yükümlülüklerime uygun giyim tarzı ile devam etmek istediğimi tarafınıza bildirir, gereğinin yapılmasını rica ederim.

     

                                                                                                                          …./…./2016

    ADRES                                                                                                         AD SOYAD   

    Duyuru Arşivi

  • EYLEME KATILAN ÜYELERİMİZ İÇİN SAVUNMA METİNLERİ
  • “NÖBET GÖREVİ İLE İLGİLİ 4 AYRI EYLEM KARARI ALDIK.”
  • 4/B'lilerin son 5 yıldaki ALAMADIKLARI YOLLUKLARINI davayla geri alıyoruz.
  • KEY ÖDEMELERİ İÇİN BAŞVURU DİLEKÇESİ
  • UZMAN ÖĞRETMENLİK DAVA SONUÇLARI



  • Döviz Bilgileri
    AlışSatış
    Dolar5.66445.6871
    Euro6.35426.3796
    Hava Durumu
    Anlık
    Yarın
    26° 28° 20°
    Saat
    MEVZUAT



    HUKUK